BİO

1988 doğumlu, İstanbul’da yaşayan görsel ve yeni medya sanatçısı Doğukan Çiğdem, varoluş ve medeniyet araştırmalarını yeni nesil görsel araçlar ile günümüz sanatsal formlarında uygulamaktadır. Çizim ve görsel hikayeler yaratmaya olan eğilimi Mehmet Aksoy’dan aldığı heykel eğitimi ile perçinlenmiştir. Üretimlerinde geçmişin izleriyle geleceğin tahayyülünü iç içe geçirir. Sanatçıya göre “geleceğe adım atmak, ancak geçmişin katmanlarını anlayabildiğimiz ölçüde anlam kazanır”; bu nedenle belleğin, kültürün ve sembollerin insan kimliğini inşa eden temel unsurlarına sıkça başvurur.

Çiğdem’in sanatsal araştırmaları, geçmişler gelecek arasındaki gerilimde biçimlenir: biri belleğe, aidiyete ve kültürel sürekliliğe; diğeri hayal gücüne, özgürlüğe ve değişim arzusuna uzanır. Neandertal ve Homo sapiens türevi karakterler, çizgi roman estetiğini çağrıştıran formlarıyla Göbeklitepe’nin taş sütunlarından günümüz dijital evrenine uzanan bir zaman tünelinde yol alırlar.

12.000 yıl öncesine ait arkeolojik mirasın izleri, yapay zekâ ve dijital teknolojilerin baş döndürücü hızıyla birleşirken, Çiğdem insanlığın varoluş serüvenini yeniden kurgular. Sanatçının figürleri, hem çekici hem ürkütücü, gücü ve kırılganlığı aynı bedende taşıyan bir varlık olarak teknoloji çağının insan üzerindeki ikircikli etkisini, olağanüstü ile tehlikeli olanın sınırında temsil eder.

Biçimsel olarak sanatçının dili, yoğun çizgisel anlatım, canlı kontrastlar ve özenle bırakılmış boşluklarla örülüdür. İzleyici, Çiğdem’in resimlerinde yüzeyin altına indikçe hem tarihsel hem duygusal bir katmanlaşmayla karşılaşır. Bu çok katmanlı yapı, izleyiciyi yalnızca görmeye değil, düşünmeye davet eder.

Simone Weil’in “köksüzleşme yalnızca fiziksel bir yerinden edilme değil; ahlaki, kültürel ve toplumsal bağların kopmasıdır” sözünü hatırlatan Çiğdem’in eserleri, bu kavramın eşiğinde durur. Kökler olmadan kanatlar mümkün müdür? Geçmişten kopmadan geleceğe nasıl uzanabiliriz?

Doğukan Çiğdem’in pratiği, bu soruların izinde; belleğin gölgesinde çırpınan bir kanat gibi, insanlığın kolektif yolculuğuna dair hem görsel hem felsefi bir sorgulama sunar.

SEÇİLMİŞ SERGİ, FUAR VE PROJELER

2025 “London Art Fair” 35th Edition, London / Galeri Miz
2024 “Artweeks İstanbul X. Edition”
2023 “London Art Fair “- London, Galeri/Miz
2023 “Arada Yaşayanlar” (solo), Galeri/Miz
2023 “Art On Paper” – Pier 36 NYC – New York, Galeri/Miz
2023 “Miz Vol : 9” – Galeri/Miz
2023 – “Ortadan Başlamak – Ödünç Manzara”, Küratör : M. Wenda Koyuncu, Art İstanbul Feshane

2022 “Mülkiyet Fikri” (solo) – Little Art Cihangir,  İstanbul
2022 “Kommagene Biennal, End Of The Road” – Küratör : Nihat Özdal, Adıyaman
2022 “Natura” (solo) Küratör: M. Wenda Koyuncu, Mardin
2022 “10 Years” Küratör: Haydar Akdağ – Galeri Bu, İstanbul
2021 “Humano” Küratör: Ayşe jaber, loft ART, İstanbul
2021 “Synonyms I” Küratör: Mehmet Sinan Kuran, Uniq Gallery, İstanbul
2021 “Synonyms” Küratör: Mehmet Sinan Kuran, The Marmara, Bodrum
2020 “Taş, Hayvan, İnsan” (solo) Summar, İstanbul
2019 “Protect Me From What I Want!” KARŞI SANAT, TÜYAP
2018 “Çok Uzun Sürmüş Gece Vol ll” (solo) Küratör: M. Wenda Koyuncu, Kova Art Space, Ankara
2018 “Çok Uzun Sürmüş Gece Vol l” (solo) Küratör: M. Wenda Koyuncu, Galeri Bu, İstanbul
2018 “Turkcell Sanatta İletişim Sergisi “– Atina, Selanik, İzmir, İstanbul
2018 “Tasarım Tomtom Sokakta” – İstanbul
2018 “Bölünmüş Temsil”, Küratör: Ezgi Yıldız & M. Wenda Koyuncu, UNIQ Gallery
2018 “Âdem”, kişisel sergi, Küratör: Gencer Uçar, Galeri Bu, İstanbul
2017 “Genç Sanatçılar ve Down Sendromlu Gençler El Ele”, Art 50net ile, Hilton Bomonti
2017 “Eşzamanlılık | Synchronicity”, Küratör: İpek Yeğinsü, Mebusan 25 – İstanbul
2017 “Artist İstanbul Sanat Fuarı”, Galeri Bu ile, İstanbul
2017 “Pascal’ın Oyunu”, Galeri Eksen, İstanbul
2017 “Mutfak”, Beyoğlu Kayla, İstanbul
2017 “Gerçek Ne?”, Erva Art Gallery, İstanbul
2016 “Evrenin Çocuksu Yüzü”, kişisel sergi, Kaş Sanat, İstanbul

ESERLER

SERGİLER